11 Şubat 2013 Pazartesi

Anneler ve Kızları Üzerine..






Baştan söyleyeyim çok pis babacıyım. Öyle böyle değil ! Aaa demeyin külahları (çok pardon) hunileri değişiriz. Baba dedin mi sular durur. Geçirmem azizim ! Vallaha billaha geçirmem öteye akmaya yeltenecek suyu. Çok pardon çook :)

'o ojeler çıkmıcak babadım ' ın  ' ama şen bana eee dedın yeeeaa ' versiyonu var elimde.. Kasete çekilmiş, babası eeee diye bağırınca üzülen , üzülünce ağlayası gelen ama gururundan gözyaşlarını kimseye göstermemek için odasına yönelen 'nereye gidiyosun 'diye sorulunca 'aglıdam delcem (ağlıcam gelcem) ' diyerek kapıya koşan , 'hadi babacım sana aşık oldum de bidaha ' diyen babaya ' olmajj annem üjülür sonya (annem üzülür sonra) ' diyen ama babaya kıyamamaktan anneyi üzmeye razı olup 'babadım şeni çokk seviyoyum, şana aşık oldum ' diye teype yapışan üç yaşında ben var . Bu ben babacı olmasın da kim olsun (annem oldurcek benı okuyunca ! )

Amaaa Allah beni napsın ki kaseti kaybettim.. Hani olsa da koysam şuraya, you tube daki tüm şirin kız çocuklarını sollar geçer dinlenme rekoru kırardı. Takipçilerimle sevgi yumağı oluştururduk o derece. Ama çok mutsuzum ki gitti kaset :(

Ama anne kız ilişkisi deyince orda da durur sular azizim. Hani tekil düşünmeyin anne -kız gibi bizde denklem şöyle. Anne-kız-kız-kız  yada ' anne kız kahve yapsana ' gibi..

En büyük keyfimiz bu zaten yemek sonrası kahve-after eight modunda mutfak sohbetleri. Şimdi şöyle oluyor biri mutfaga gidiyor diğerinin yanına. Giden gelmiyor a dönünce ardından birimiz daha gidiyor neler oluyor dıye. Ardından birimiz daha. Bi bakmışız mutfakta ayakta kaynatıyoruz.

 Bi de bunun tuvalet versiyonu var aynı mantık azizim. Orada konu niyeyse hep geyik oluyor. Biri elini yıkamaya giriyor digeri de yanına girip kapıyı kapatıyor. Başlıyolar gulusmeye. Üçüncü tekil şahıs yani ben  'noluyo be burda ' diye kapıyı açıyor ve olaya dahil oluyor. Ardından son tekil şahıs annem gelince wc kadrosu tamamlanıyor.

Yok artık dıyen olursa hemen acıklayıvereyım. Birimiz lavaboda gozune kaşına bakıyor,diğeri camasır makınesıne yaslanıp tırnakları torpuluyor,biri (bu ben ) ayakta eller belınde deliliğin ,edepsizliğin ,muhabbeti geyiğe çevirmenin dibine vuruyor. Anne nerde derseniz annem bizi wc den toplayıp salona getiriyor tabiki. Yada muhabbet biraz derinse 'tuh utanmıyonuz demi ' deyip dönüyor. Farketmez.. İki olay da aynı kapıya çıkıyor ' hadi herkes salona ' demek bu annemcede.

Ama sanmayın ki hep destek tam destek, anneyi kim kaparsa güç ona geçiyor :)) 4 kadından bahsediyorum azizim. Bu dört ayrı güç savaşı demek. Buna iki de kız yeğen ekle. Bildiğin harem..
Allahtan ailenin erkek mevcudu baba ve iki oğlu (damatlar) durumundan baba+ iki oğul+ iki erkek torun a döndü de bu haremsel döngü bozuldu. Bu dengeyi bozacak unsur benim ammavelakin bendeki bu baba aşkı, oğlan çocuk sevdası varken pek kız doğurmam gibime geliyor. Yani sırf babamın başını çektiği erkek mevcudu azalmasın dıye bunu yapabılırım evet yapabılırım.

Velhasıl Allah hiçbirini başımızdan eksik etmesin. Hayırlı evlat olmak önemli mesele. Vicdan çok daha önemli bir mesele. Yarın birgün yitenlerin ardından ' vicdanı keşkesiz' uyku uyumak herşeyden de önemli.

Eğer benim de bir kızım olursa ona elimden geldiğince babasına aşık edeceğim , belli bir yaşı geçince karşımda sigara içmesine izin vereceğim , yaptığı hatalar için gunah cıkarmasını kızmadan dinleyeceğim , gücüm yettiğince hataya bulaşmaması için kadın psikolojisini,erkek psikolojisini anlatacağım , gece kalkıp üstünü örteceğim , ekmek almaya gitmediğinde inip kendim alacağım , 'anne kahve yapsana bee ' dediğinde yapıp onune koyacağım , temizlik yaptırmayacağım,yemek yaptırmayacağım, edepsiz konuşursa kafasına vuracağım, koskoca kadın da olsa dışarı eğlenmeye gittiğinde on kere arayacağım..

Yani lafın kısası, aslında tıpkı annemin şuan yaptığı gibi yapacağım ..





                                                     annem sen benim yanıma kalansın....

26 Ocak 2013 Cumartesi

Asrın buluşu Krem ! Şok şok şok ! üzerine..









Bugun uyandıgımda burnuma gelen kahve kokusuyla yazı yazma aşkımın kıvrılarak dönen sigara dumanında dans edişine hayran kaldım  (benzetmemi seveyim ) Bir an farkettim ki blog dunyası moda,kozmetik,güzellikle çalkalanırken , benim kadın üzerine yazarken kozmetik postu yazmamam kadın dunyasına hakaret etmekle eşdeger gibi geldi. Kahvemi kaptım ve parmaklarımı yazma aşkımın akışına bıraktım.

Şimdi efendim ben kozmetik dünyasında her gördüğünü alma modunda biri değilim. Seçiciyimdir,gereksiz janjanlı ambalaj,sükse benim için ifade etmez. Krem olarak benim beklentime cevap veriyor içinde de paraben yoksa ondan iyisi yoktur benim gözümde. Kozmetik içinse durum daha farklı tabiki . Herzaman bu işin ustalarına güvenirim. Çok fazla makyaj yapan biri değilim özel günler harici. Makyaj anlayışım hafif bir pudra veya bb cream ,eye liner,rimel ,allık ve parlatıcıdan ibarettir. Çok şükür ki sorunsuz bir cilde sahibim ama bu kuruluk beni öldürecek ! Yemin ederim yağlı ciltlere özenmeye başladım.

Acaba diyorum temel bakımlarda mı yanlış uygulamam var.Ama yaptığım bakımda da dermokozmetik kullanıyorum. Çoğu şeye de gereksiz para vermem. Mesela bimlemkimin kil maskesi.. Önce ıhlamurlu bir yüz buharı yapıyorum.Güvendiğim birkaç yerden cilt tipime uygun kili alıyorum,içine birkaç damla aromatik yağ ( çok çok titizseniz gerçek ürün kullanmak konusunda, ıhlamuru kaynatıp su ustunde oluşan yağı kullanabılırsınız) , organik gul suyuyla kil maskem hazır oluyor. Peeling için de ince bulgur ve gerçek bal ile maskemi yapıyorum. Amaç hem tonlarca para dökmemek hem de tonlarca kanser yapıcı maddeden uzak durmak .Ha bir de şu var ben kadınların cafcaflı kozmetik dunyasına agzı acık ayran budalası gıbı bakmalarını , gereksiz her bulduğunu alma meraklarını, bilinçsiz tüketiciliklerini anlamam ve yadırgarım.

Ne varsa kocakarı ilaçlarında var zaten. Ondandır ki ağrı kesici bile kullanmam :) oy turpun gobegını, koy 2 kasık bal,bırak ayazda en guzel oksuruk surubu. Yada alerjık oksurukler boğaza yapışan polen kaynaklı gıcıklar ıcın bı kasık zeytınyagı uzerıne bıkac damla lımon. Keser azizim anında alimallah !


 Çoluğumu,çocucuğumu ecdadımı da uzak tutacağım ilaç dünyasından zaten.
 ' mahmuuuut ! gel oğlum aç ağzını annemm yavrum evladım ' olucam biliyorum .Bide kötü kaynana olucam çünkü otoriter,osmanlı,sert ama kalbi temiz kaynanalara hayranım. Yok artık demeyin haklılar .Yıllarca yedir içir büyüt evde ikinci koca gibi ötsün derdini çek, sonra elin kızı gelsin sefasını sürsün :)) Neyse..


Ne diyorduk hm temizleyici olarak illaki doğal birşey kullanılmıyor. En fazla organık yada dermokozmetık secımınız var. Ben Vichy ürünlerini kullanıyorum gunluk krem,gözaltı kremi ve makyaj temizleyici olarak.Onun dışında da bebe yağım var ,topuk kremim var, manikür pedikür yaptırmadığım için tırnak dibi kremim var hepsi bu. Hepsi bu derken daha ne olsun demeyin göz altı ,gözustu,kazayagı bolgesı,boyun,dekolte,topuk,dirsek seklinde ayrı ayrı krem kullanıp dünyanın parasını döken hatunlarımız var. Ama keramet kremde olsaydı doğal güzellik diye birşey kalmazdı. Hepsi safsatadan ibaret..

Amaaaaa ! şimdi ben bu kullandığım kremleri de çöpe gönderiyorum süper bişey buldum. Excipial hydro ve lipo 200 ml iki şise toplamda 20 tl gıbı komık bı rakam. Hydro su bazlı yuz ıcın vs lipo yağ bazlı kuru sert bölgeler (manikur pedikur ıcın ıdeal) için kullanışlı bence.

Gittiğim güzellik merkezi uygulama sonrası önermişti .Neymiş ne değilmiş derken meğersem blog dünyası kozmetik postları yıkılmış resmen. Herkes bundan kullanıyormuş. Yok canım herkes yanılıyor olmaz diye düşünürken bi yandan da içinde üre olması pek güven vermedi. Derken dermatolog arkadaşımı aradım dedim nedir durum. Kuru bir cilt ve vücut için bundan daha iyisini,parabensizini bulamazsın dedi. Yüz içinse geceleri kullan,gün ışığına direk kremle çıkma bünyesindeki üre leke bırakabılır hiçbir yan etkisi yok, kullandığımız pahalı kozmetiklerden daha güvenlidir dedi. Yazın deniz,kum,güneş sonrası duş aldıktan sonra aftersun görevi yapıyormuş. Cilt yenileci,yatıştırıcıymış. Fln fişman..

Okeyledik. Bakalım deneyip görücez. Paraben olmaması beni mest etti,dermokozmetik olması ayrı bir güzellik.Kokusu ilaç kokusu gibi de değil parfum muhteva eden kozmetikler gibi de değil. Vichy den de memnunum o da parabensiz fakat başka kimyasalların oluşu beni rahatsız ediyor.  Zaten kuruluk dışında sivilce,akne,leke problemim yok .Ve olabildiğince doğal yaşamakta fayda var şu zamanda.


Şimdilik asrın buluşu bu. Missha BB Cream denicem şimdi de eğer memnun kalırsam pudra ve fondotenler de çöpe gidecek ( çöpe gidecek dediğime bakmayın Koyu bir keynesyen İktisatçı olarak (o ne be ) homoeconomicus (ekonomik insan) damarım vardır. Dünyanın parasını saydığım o fondotenve pudra bitsin bakalım önce )

Missha BB cream çeşitlerinden önerisi olan varsa yorum alabilirim. Kışın fena kuru yazın karmadan kuruya dönük bir cilt tipim var. Hadi bakalım sihirli parmaklar post sonundaki yorum köşesine tık tık..

PS. Psikolojiye girmeden olmaz.. ''Tık tık'' yazdım ilk defa, çoğu blogger in kullandığı kalıptır. Genelde kozmetik bloglarında rastladığımda güzel bir krem kutusunun kapağını açma hissi uyandırır bende. Sizde de oluyor mu? Yazsanıza azizim be..


Not: Yazmışım da.. aman sakın..Gunes sonrası vucuda surulebılır ama yuze asla ! Ben ettim siz etmeyin Vichy ye ihanet ettim yuzum pul pul oldu. Müstehaktır.. Şimdi yine can ciğer kuzu sarmasıyız kendisiyle çok şükür toparladı




8 Ocak 2013 Salı

Sinirliyken Gülmek Üzerine ..











Şarkıyı severim ama klibini izlemediğimi farkettim bugun. Cem Mumcu nun sitesinde gezinirken denk geldim. Hoş her nekadar bilmediğim bir şarkı mevcut olmasa da beynimde, kliplerle pek aram yok maalesef. Zaten gün boyu www.bira.fm yanlız modunu dinliyorum (konsept değişmiş eski radyo daha iyiydi bu çok metalik sevmedim) Kısa film izlemek klip izlemekten daha mantıklıdır derim hep.

 Neyse efendim neymiş bu klip derken ''anaa aynı ben '' diye gevrek gevrek guluverdım. Hoş klipteki kız gıbı oynaıp zıplama moduna varmaz hazmedememişliğim ama izleyenler bilir içki sahnesindeki agresif yansıma ve ortada gulunecek bırsey yokken kahkahalara boğulma sahnesini (psikolojideki ismi nedir bilmiyorum ) hazmedemedğim bir şey olduğunda yaşarım

Arada birden kastım hazımsızlık yaşadığım anlar oluyor genellikle çok sinirlenip diyecek birşey bulamadığım,ağzımdan yıkıcı birşey çıkmaması için kendimi tuttuğum ,midemde kaynayan o yakıcı sözlerin boğazımdan yukselmesi ve  nihayetınde oto kontrolumun sevımlılık yapıp bunları kahkahaya çevirmesi sırasındaki gözlerimle kahkaham arasında paradoks sokan gıcık,sinirli,deli bir kahkahadır kendisi .Ama histerik birşey değil aksine '' bu gercekten basıma gelmiş olamaz, bunu gercekten soylemıs olamaz '' la karışık ummadğın şeylerin yapılması gülmesidir

Hazımsızlık bende bu şekilde dışavurum yapıyor. Kimi insan ağlama krizine girer,kimi kendini yerden yere atıp bayılır kimisi karşısındakini tırmalar, kimi ortada ne var ne yoksa kırar döker uzar gider.. Yok azizim ben direk gülüyorum. Ağlayan zırlayan,tırmalayan,kıran döken,ayılıp bayılan kadınlardan olmadım hiç bana göre değil.

Tabiki ağlamayan insan olmaz,ağlamam için çok zoruma gitmesi lazım birşeyin. Duygusallık,ilişki,erkek,şarkı,ruh hali,ayrılık beni bozmaz. Deli kahkahamı atarım bi sigara yakarım ,söndürür ve yola devam ederim. Ama bu güçlü halimi de sevmem çünkü ne kadar güçlü olursanız hayat o kadar sabrınızı zorluyor. Biraz daha nazenin, daha sulugöz ve güçsüz bir kadın olmak isterdim. Hayatın piyangosu onlara vuruyor çünkü.

Ama vermedi mabut napsın Mahmut ,olmuyor olamıyor ...




Klip: Lykke li - Sadness is a blessing