30 Nisan 2011 Cumartesi

aLAYINA iSYAN !!!


İşte böyle oluyor arkadaşlar bizim göztepemiz bu zamanlarda :) Üstteki kopru zaten bilenler bilir normalde tek basına yurusen de sallanır yaylanır.. Üstü full taraftar dolu dıkkatle bakarsanız. Bir fenomendir göztepeli olmak. Hele orda yaşıyorsanız taraftarın coşkusu istemesen de içine çeker çünkü ' alayına isyan ölümüne gözgöz' 'tam35' duvar yazılarıyla buyumussunuzdur.

Takım tutmayanlar göztepeyi tutar. 35,5 a anlam veremez cunku Ksk da Göztepe de İzmirdir. İsyanı tam 35 le haykırırlar. Ne ksk da ne göztepede karsı tarafın atkısını takamazsınız. Takabılecegınız sınır vapurla denızın ortasına kadardır. Gözgöz ve Ksk ÇArşının girişinde sırf bunun için insanlar bekler. Göztepede 'kafkaf laf sin sin sin kafsin kafsin kaf ' demeye kalkarsanız sayet kafkaf cıkar agzınızdan sadece gerisi gelmez :) Çünkü gerisini size yedirirler...İzmire yeni gelenler duvarlarda bol miktarda göreceği ksk gögzgözü sağ sol parti oluşumu sanarlar. Gerçeği öğrenene kadar atkılılardan uzak dururlar.

Gööööööözgööööz sen bi zim her şe yi miz sin :)))



Ne zaman gelecek o büyük gece
Turlar atacağız sahilimizde
Bir elde biramız bir elde rakımız
Kıyak olacak o gece kafamız
Şampiyon olunca kırk gün kırk gece
İnleyecek İzmir göztepe diye
Göztepe'sin sen bizim canımız
Sarıyla kırmızı akar kanımız
Seviyoruz seni canı gönülden
Sampiyonluk bekliyoruz sizlerden


9 Mart 2011 Çarşamba

Bloğuma DOKUNMA !!!! Dont Intervention to my Blog !!!





Bu ülkede kendi imkanlarımızla !?! kendi bloğumuza illegal girebildiğimiz blogspot lara lütfen destek verelim..

Kalemlerimiz susmasın..

Lütfen...


PLEASE SUPPORT VIA BELOW LINK FOR FREEDOM OF THE BLOGS IN TURKEY
Please mention in the link respectivly: Name, Surname, e-mail, Country

Thank you..

http://www.blogumadokunma.com/


20 Şubat 2011 Pazar

Hayaller ve Gerçekler




Koç burcu çocukların hayalgüçleri sınırsız olur efendım ve yaramazlıklarını hayalgüçlerini kullanarak yaparlar .. Mesela bir kutu klasik mavi kapaklı nivea kremi annesinin makyaj masasının ustune sıvadığı yetmıyormus gıbı altına da sıvar mesela. Üstünü temizleseniz bile alttaki mahsülü haftalar sonra farkedersiniz.. Üstelik bu makyaj masası gelip geçtiğiniz bir yerde duruyorsa yanından gelip geçtikçe üstünüz başınız krem olur.Hele makyaj yapmak için oturduğunuzu varsayarsak yandınız.. O güzelim ipek elbiseler yağlanır son anda başka birşey giyip çıkarsınız.Eve dönünce yağın kaynağını bulmak istersiniz ve bulursunuz :)

Benim yaramazlıklarım insanları korkutma,şasırtma yönündeydi hep. Hala unutamam en üst katta evimiz balkona babam salıncak kurmuştu ,tipik koç ben salıncak zincirini 360 derece takılı olduğu yere dolamak suretıyle balkon demırlerıne paralel konuma getırıp 4 kat yukseklıktekı bosluga ayakta sallanarak karşıdakı komsu kadını korkutmaktan keyıf alarak sallanmıştım. Pencere pervazına emekleyerek geçip oturan aşağıya bakan da bendim. Neyse efendim ne düşündüm bilmiyorum ama galiba 'bunu yapsam ölür müyüm' u test etmekti sanırım hayal ettiğim..

Uzatmayalım hayal gucu güzel birşeydir. Korkutur,şaşırtır,sevindirir.. Küçüklükten beri hep bir hayalim vardı (birçok dıyelım cunku hep hayal kurarak ,kendımden buyuklerle arkadas olup onlar ıcın empati yapıp psıkolojılerını gozlemleyerek buyudum) Bunlardan biri de kendi çizimlerimi dikmekti. Moda deyınce çoğu ınsan akıma kapılmak sansa da bende durum farklıdır. Asla herkesin giydiği şeyi (sokakta cokca gorduklerımız) alıp giymem. Ugs botlar,burberry yağmur çizmeleri,tayt tunık kombinler vs.. Kendime yakıştırdığım parçaları modaya göre uyarlarım sadece. Ama şu 'öyle bir geçer zamanki 'deki Carolinin vintage larına ayrı bir tutkum var.

Dikebilsem,üretebilsem dizilere pazarlayabilsem yada kendim giysem bu sefer vıntage lar ıle ikoncan olsam :)) Amma velakin ben dantel,örgü gibi hobilere pek tahammülü olmayan biriyim.En son bimlemkaçyuzonuc senesınde fıskosun orta gobegını ormeye başlamıs ,dantel marullanmaya başlayınca kaldırıp yere atmıştım. Okadar sinirim bozulmuştu ki ördükçe her ilmekte sinirim geriliyordu.

Ben yazı yazmakla,sporla,yemek yapmakla,üretmekle mutluydum. Fakat son zamanlarda annem özellikle ablam diktiklerini gösterdikçe bende bir heves oldu ki sormayın. Aklımı yitirecek gibi oldum okadar güzel şeyler çıkmış ki ortaya.İpekyol,yargıcı dakıler halt etmiş resmen.. Burda dergilerine baktım gerçekten güzel şeyler var mı diye yine bende bir akıl yitime durumu..Her sene isteyip bulamadığım modeller orada.. Ablamın da yeni başladığı profosyonel dikiş kursuna gitmeye karar verdim. Umarım fıskos dantel gibi aaargghh diye fırlatıp atmam yere ..

Ps: Dikişseverler lütfen moral veriniz puf noktalarında paslaşalım ...