19 Mart 2012 Pazartesi

Üç Kadın Bir Araya Gelirse Alışveriş Yapar Diyen Resme Baksın..










Evet kabul ediyorum hemcinslerimle pek anlaşabilen bir tip olmadım ben hiçbir zaman..Bazen çözemedim,bazen ayak uyduramadım ' aaa su ruja bıtıyoruuaammm kızııaamm ' muhabbetı yapmadım, yapmadıgım ıcın garipsendim,yeri geldi erkeklerle çekiştirdim onları (hala cekıstırebılıyorum bazen) Maalesef içimdeki erkektir bunun suçlusu benim bir kabahatim yok der sıyrılırım şimdi yüzsüz yüzsüz..

Ama birkaç kişi vardır hayatımda kadın gibi kadın,dost gibi dost, özlerim işte onları ben.. Hele biraz moralim bozuksa onlar olsun isterim yanımda,ortada kadehler olsun,başlarım nekadar anlatılmayacak şey varsa anlatmaya. (bazen çok çiğ şeyler anlatabiliyorum kabul :)

Neyse efendim işte bu gün de öyle bir gündü. Üç hatun buluştu. Sözde sahile gideceklerdi. Falcıda buluverdiler kendilerini.  Üç kadın varsa 4. şeytandır demişler ( yok oyle bısey) şeytanımızı da aldık falcıya gittik. Biz şimdi böyle nihaoahaha falan takılıyoruz. Bi yandan da hangi falcıya baktırsak diye kesiyoruz fal bakanları.

Biz bağrıştıkça yan masadaki hatunlar daha çok bağırıyor ,gülüşüyor .(bilimsel olarak aynı ortamda yaşayan kadınların regl dongulerının peşpeşe olması 'ben senden daha dogurganım' demekse eğer bu güldükçe gülme hayvanlaşma normaldir) Ortam hayvanat bahçesine döndü tabi..

Bizim çeribaşı kılıklı bandanalı falcı herif 'burda fal bakıyoruz hhrrrrrrr' şeklinde çemkirince tekrar insan halimize döndük tabi. Ortalığa sanki nükleer bomba atmış gibi küllenen halimize bakıp guluyoruz falan. Yan masadakı hatunların boyunları deve gıbı one falan eğildi ,alttan alttan gulerek fısıltıyla konusuyolar o derece yani..

Neyse fal faslı geldi. Bizim kızlar kadın falcıya gitti kuruldu,bana kaldı çeribaşı kılıklı herif.. Merhaba dedım merhaba dedı en nalet bakışıyla..Zaten dk bir gol bir sevmedi adam beni.. Naletim işte nalet.. Nyse bu kahve fincanı,tarot kartı bide yanındaki cine baka baka anlatıyor. Sen dedi napıyosun ya dedi.Karmasık cok karmasık topla kendini biraz diye başladı nasihate..

Funda da gelmiş elınde fıncanla acaba hangi falcı iyi diye bakınıyor. Adam sorunun kaynagı sensın dıyor baska bırsey demıyor. İkide bir ' neden boyle hm? ' diye azarı basıyor. Hayır işin komik tarafı cevap veremiyorum kafa sallıyorum fln. Bandanasına tukurdugumunun çeribaşısı! babam bile karşımda böyle sorgulamadı beni len.. Bir dövmediği kaldı adamın o derece kanı almadı beni  .Evlat olsam sevilmem yani..

Adam masaya fal yerine nasihat açtı. Bu son şansın,topla kendini,seni son kez uyarıyorum,insan bile bile hataya gider mi nesin sen deyınce ben zaten içimden kufru basmısım bır ton. Fal faslını kapadı tabi ( kesın cınlerı, abı bu kufredıyo bakma sen buna dedi) Küfrettim ama korkuyorum bı yandan anlar da musallat olurlar dıye ayetel kursı felan okudum ıcımden. Daha da bi halt cıkmadı falda zaten.( cinlerini kovmusum daha ne olsun dimi)

Aldığım nasihatlerle bizimkilerin masasına gideyim dedim. Anamm ! kadın bioenerjiyle bakıyor bizim kızlara.. Bense nasıl kopekler kadar pişmanım anlatamam o kadına baktırmadım dıye.. Kadın arabadakı rot balan problemine kadar bıldı.. Hatta cizdi resmini arabanın teknik çizimle gösterdi..İsim soruyor soyluyosun dıger üçünü de ver diyor böylesi bişey.. Ben kem kum bıdaha baktırcam desem de kızlar 'falın fallanmıs senın, iki kere bakılmaz ' diyerek kaldırdılar masadan

Ondan sonra ne mi oldu?? Sallandı sallandı düştü.. Ne olacak? Soluğu kuaförde aldık her bir araya gelen üç kadın gibi :)


25 Kasım 2011 Cuma

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü ve 25 yaş Üzerine..







Feministliğimin tavan yaptığı şu günlerde, kadın ve erkekten başka birşey yazmadığımın farkındayım. Hoş bunu yazmak için açılmadı bu blog ; çöle dair herşey içindi. Alaaddin'in yumuşacık ipek halısıyla gelecekler bilgilensindi. Ama bu deli kız,  çölden gelen efsunlu kediye göz kırptı ,ipek halıyla Arap rüyasının altın tozlu rüyasına gözlerini kapadı ,beyaz tarantulaya selam çaktı. Ve bu sayfa kapandı.  Hayat, hakikaten de plan yapmaya gelmiyor. Altı üstü sadece bir blog için ana temanızı bile seçme şansınız yok maalesef. Tabi ki sevgilinizi,eşinizi ya da erkeğinizi de seçme şansınız yok.

Uzun uzadıya feminist naraları atmayacağım. 'Kahrolsun erkekler ,yaşasın pembe tırnaklar' demek, kadına yönelik şiddetten ölü!? olarak kurtulanları geri getirmeyecek. Tabi ki suskun kalmayacağız. Herhangi bir şekilde (fiziksel,maddi,manevi,psikolojik..) şiddete maruz kaldığımızda silkelenip, bize şiddet uygulayan tarafından yapıştırılan 'suçluluk' duygusuna yenilmeden,başımıza gelenlerden 'utanmadan' bunu gerekli kuruluşlarla (kadın sığınma evleri,psikolojik danışmanlar hatta avukatlar! ) paylaşmak; maruz kaldığımız şiddet sürecini en hasarsız bir biçimde atlatmamıza yardım edecektir. Akraba,aile,komşu,arkadaş tavsiyeleri göreceli olduğundan mantıklı davranmanızı etkileyecek belki de sizi daha zor duruma sokacaktır.

 Şiddet denilen şey sadece dayak değil maalesef. Ayağında basma etek,üzerinde yün yelek, başında yemeni ,gözleri mahçubiyet,suçlanmışlık,korku ile (genellikle dayak izlerini barındıran bir yüz) yere bakan kadınlarımızın başına gelmiyor sadece. İzleri fondotenle kapatılan, yüksek ökçeli ayakkabılarıyla katılmak zorunda olduğu toplantıda başına gelenin anlaşılmaması adına sıkıntıyla yer alan kadınlarımız da şiddete maruz kalmakta.

Ben dayaktan bahsedip canınızı sıkmak istemiyorum. Kadının güçsüz gibi lanse edilmesine neden oluyor çokça bahsetmek,yer vermek bana göre. Psikolojik şiddetse dayaktan farksızdır aslında. Boğar ,sıkar,küçük düşürür vs.. Ama tüm bu şiddetlerin alt yapısını hazırlayan birşey vardır ki , çoğu insan bu noktayı karşısındakinde fark edemediği için ya da kabullendiği için şiddete maruz kalır.

 Bu da 'kadının özgürlüğünün kısıtlanması' durumudur.Farklı biçimlerde ortaya çıksa da genelde namus!? kavramını legalleştirme adına kıskançlığa çuval geçirilerek önünüze konur, sonra başınıza geçer,açıkta kalan yerlerinizi kapatır,en son önünüzü yürüdüğünüz yolu göremeyip takılıp düştüğünüzde sıkı bir sicimle bağlanıp sonsuuuz gayba doğru ruhunuzu teslim edersiniz..

Soyut olduysa hemen somutlandıralım. Mesela kapı çalar gelen erkek komşunuzdur wc ye kapatılırsınız.Salonda size ait plates cd'si,fotoğraf vs kaldırılır eşiniz tarafından.Gidene kadar orada bekletilirsiniz.Ya da kıyafet stiliniz,bayıldığınız topuklu ayakkabılarınız elinizden alınıp gardroba konulur, izlersiniz sadece önünde durarak. Dışarıda yasaktır.Evde ses! yapar giyemezsiniz.Bir bakarsınız bir gün gelen misafirlerin ayağındadır giderken hediye edilmeye çalışılır ısrar uzerıne ısrarla . Bakmanız bile yasaktır. Çünkü kıskançlığa giydirilmiş çuval başınıza geç(iril)miş gözlerinizi kapa(tıl)mıştır.  (Salt erkek egosu ve sosyopat insan özelliklerine dayanan gercek bir örnektir)

Şimdi nasıl olur nasıl kabul eder bunu kadın demeyin. Bunu yapan erkekler 'Sosyopat' oldukları için bir yolunu buluyorlar. . Ya da siz olanlara şaka gözüyle bakarken etrafınıza çoktan kaleler örüldüğünü farkediyorsunuz. En başta sosyopatlara özgü 'kendini saklama' rolünü çok iyi oynuyorlar..Bir sosyopatla karşı karşıyaysanız ardınıza bakmadan çekip gitmeniz uzmanlarca öneriliyor.

Tabi zekice davranıp ,kendinize zarar vermeden ,bir zamanlar size örülen kaleleri onun önüne örerek ;)

24 Ekim 2011 Pazartesi

Yanlız yaşamayı isteme psikolojisi,Hayatın intikamı ve 1+1 lerin verdiği hisler Üzerine..










Hayat öyle garip ki , cesur olduğunuz noktada ona sıkıca tutunup , çuvalladığınızda korkak ve tükenmiş halde bırakıyorsunuz kendinizi boşluğa. Cesur olduğunuzu sanıyorsunuz; yanılıyorsunuz.Çünkü sadece gözükaralığınıza güvenip hayatın sizden önce konulmuş kurallarını ya da arızalı insanları değiştirmeye yelteniyorsunuz. Yapabileceğiniz en baba hatayı yapıyorsunuz yani. Hiç öyle kendinize güvenip değiştirmeye kalkmayın.Unutmayın her jenerasyonla birlikte bir parça değişen , sizden önce konulmuş kurallar var. Uymak zorundasınız..

 Uymazsanız neler oluyor biliyor musunuz? Hayat sizden intikam alıyor :)  ( Delirmiş bu dediğinizi duyar gibiyim. Delirmeme gerek yok ben zaten delinin ,arızanın önde gideniyim )  Hemde öyle bir intikam ki, siz elinizde soyuttan öte zerreden öz kadehlerle gidişatı değiştirmenizi kutlarken; hayat, bitli kafasını kaşırken size anırarak gülen deli gibi sırıtıyor. Hemde sopasını arkasına saklayarak.. Soyutu geçelim örnek verelim hemen.

Diyelim ki aşık olmadınız hiç. O aşk sizi gelip buluyor seneler sonra. Hemde olmadık anda intikam alırcasına.. Bazen evliyken,bazen 60lı yaşların sonunda,bazen hiç olmadık zamanda.. Ya da asla dediğiniz geçmişte moda olmuş bir kıyafet..Seneler sonra sırtınıza geçiveriyor..Ya da sevişmediniz kampus köşelerinde,arabanın arka koltuğunda. Hoop iyilik perisinin biraz fırlama hali sopasını değdiriyor bakıyorsunuz arka koltuktasınız :) gibi..

Yapmadığınız ve yapmam dediğiniz ne varsa başınıza geldiğinde anlıyorsunuz ki hayat sizden intikam almakta. Yarım bıraktığınız herşeyi tamamlamış. O güne kadar doğru bildiklerinizi yalanlamış. Bir nevi kapak olma durumu. Sopasını arkasına saklayan bitli delininin aslında sizden akıllı olduğu gerçeğinin yüzünüze çarpılması..

Bu hayatın intikam alma paranoyaklığını şu günlerde feci yaşıyorum arkadaşlar.Benden öyle bi intikam aldı ki.O bitli deli sopayı arkasında saklamayı bırakın , kafama geçirdi :) . Kesinlikle tekrarladığım şu :  salaş eşyalar,daha çok spor,daha çok pizza&tv, benim gibi erkek gibi düşünen kız arkadaşlar, sadece ve sadece kanka olabilecek erkek arkadaşlar,daha çok playstation ve 1+1 ev..

1+1 evde yaşama isteğim 3+1 in soğukluğunda yaşamaya başlamamla start aldı.  Şu Aşk Tesadüfleri Sever filmindeki asma katlı evin hayalimdekiyle birebir olduğunu görmemle de büyüdü içime sığmaz oldu. Hemen hayalden bulutlar açıldı tabi bir elimde pizza bir elimde playstation,arkadaşlar,biralar,kahkahalar çınladı kulaklarımda.

Bugün de Sevgili Emlak Gurmesi 'nin http://www.emlakgurmesi.com/2011/10/hangi-11in-plani-daha-guzel.html  linkiyle asma kat daha da önem kazandı bende. Malum İzmir'de studyo tip daire çok yaygın değil. Asma kat hiç değil.. Yeni projelerinde başarılar diler ; ayrı yaşamaya özlem psikolojisi,hayatın intikamı gibi deli saçmalarından sonra bir güzellik yapmalarını bekleriz efem :)