Fenayım buaralar. Dokunsanız ağlarım. Hoş ,teması sevmem ya bi adım geride durmanızda fayda var. Neyse azizim huysuzum tatsızım bu günlerde . Ders çalışarak para kazanılsaydı eğer sanırım trilyonlardan dizme bir çiftlik kurardım .Zaten Pavlov kopek, thorndıke kedıyle bozmus kafayı bende Ali babanın çiftliğinden aşağı kalmazdım. Eysenck Allah razı olsun , nevrotık oldugumu soyledı az once kitapta. E Cottell ın buyuk beşlisinde yer aldıgımı gorunce sevındım , sesimi çıkarmadım. Derken farkettm kı freud ego konusunda haklıymıs :)
Neyse azizim ben çok bunaldım bu ders iş güç muhabbetlerinden.Sabah 08:00 de kalkıp ders çalışmak öğlen kursa girip akşam 21:30 da dönmek,yani bu beyin sarsıntısı,pavlovun kopeğinin havlaması,thorndike kedisinin ayağımın altında mırnaşması (?!?) , Eysenck in nevrotik psikotik damgalamaları ağır geliyor.
30 a üç kala bazen bazı şeyler komik gelebiliyor bakıyosun elindekine ''bu ne şimdi? '' diyosun bi yoğunlaşamama hali geliyor vahdet-i vucuda, titreme haline benzer hani şu youtube da vahiy gelen adam hali ( <--tıkla ) beyin zaten karıncalanmış hatta mutasyon geçirip kanatlanmış o karıncalar uçuyor böyle sürüyle; sen haala freud,adams,maslow köpek,kedi,ip ,nevroz, salya sümük,IQ,EQ takılıyorsun.
Hadi geliyor vahiy hali gidiyor normale dönüyorsun. Bu sefer muhasebe başlıyor. Mizan,bilanço,yevmiye mahsup,kasa,tediye (hadi çifte telliye , ayşe fatma hayriye gibi olduysa kusura bakmayınız artık ) Ama aynen bunları hatmediyoruz. Hatun 10.000 tl lik mal almış (hatun kısmı yanı bızler alsak alsak kozmetık alırız zaten o paraya ) yarısını veresiye vermiş yarısını çekle ödemiş falan fişman. Kulli yalan tabi 10.000 tl lik kozmetik almaya gıtsem abi yarısını veresıye yaz desem adam tekbirle kovar be!
Bir de klasik ABVA var şu muhasebat işlerinde. Alan borçlu ,veren alacaklı demek. Baş harflerini birleştirmişler sanki anlamlı bişey çıkıyor ya laff işte. Neyse alan borçlu çıkıyor veren alacaklı. Hayır bide okulunu okuduk bunun ben nasıl o derslerden geçtim hiçbir fikriyatım na mumkun kulli la ( mumkun olmamakla birlikte ,toptan soyleyım hiçbir fikrim yok) Alan memnun satan memnun kardeşim borçmuş alacakmış duygusala bağlamanın ne alemi var şimdi.
İşte böyle deli deli işler peşindeyim. Oysa ki tüm istediğim böyle pembe panjurlu,sıcacık,birazcık dağınık bır evde sabaha kadar playstatıon, pizza ve yağlı parmaklarla pizza kutusunu geriye fırlatmaktı..
7 Nisan 2013 Pazar
25 Mart 2013 Pazartesi
Koşmak Üzerine...
Dört nala koşan at gibiyim. Yada Forrest Gump (wtf diyenler tıklayınız efendım üzerine) ''Koş Lola koş ''dedi geçenlerde arkadaş .Napıyorsun deyince koşuyorum dedim de.. Nereye koşuyorum kime doğru,hangi yöne doğru koşuyorum ben de bilmiyorum. Haftanın her günü muhasebeye koşuyorum ordan geliyorum kurumların açtığı sınavlar oluyor her iki ayda bir onlara hazırlanıyorum.Sonrasında sınava koşuyorum. Sertifika lazım diyorlar hergün bir yenisine muraacat edip derslerine katılıyorum ona koşuyorum.
Hoop mesaj geliyor '' Sevgili oxxooxxo yarınkı randevunuzu unutmayınız'' diye, güzellik merkezine koşuyorum. Bir başka güzellik merkezi arıyor ''geliyorsunuz degıl mı '' diye ona koşuyorum. Annem mutfaktan sesleniyor ona koşuyorum. Ablam çağırıyor ona koşuyorum.
Pürüz çıktı diyorlar ona koşuyorum çözüyorum geliyorum.Zehirleniyorum acile koşuyorum. Bunca zamana karşı yarışta zehirlenmemem lazım biliyorum . Bilmediğim şeylerin olma ihtimallerine koşuyorum. Mesela ''Boku çıkmalı bu işin ''diyorlar hoop gidip bokunu çıkarmaya koşuyorum. Küfrediyorum, nah çekiyorum onu yaparken bile koşuyorum.
Artık birşeyleri koşarak yapmaya kanalize oldum hızlı hareket ediyorum 36 beden oldum sanırım kafam vucudumdan büyük görünmeye başladı.Kafamın içindekilere koşuyorum. Bildiğimi okumak için koşuyorum başım göğe erecek ya hani, başımın göğe ermesi için bile koşuyorum uçmak yerine.
Ve stop !
Yoruldum..
Huzur istiyorum ama yine koşacağım biliyorum..
23 Mart 2013 Cumartesi
Zehirlenmek Üzerine...
2012 nin ilk felaketi araba kazasıydı sanırım 2013 ün ilk kazası da lahmacundan zehirlenmem oldu. Ölüyorum ! Arkadas bu besin zehirlenmesi ne iğrenç birşeymiş , nasıl bir anda o güzelim yemeklerden nefret eder de '' Allahım bidaha yemek yemicem lütfen geçsin '' diye diz çökermiş insan.. Bir yemeksever (namı dıger otboğaz) için imana gelmek bu olsa gerek.
Şimdi azizim perşembe günü muhasebe kursundayız bir torba abur cubur almışım yanıma oooh bı yandan yicem bır yandan ders yapıcam ( ki hiç adetim değildir abur cubur) O gun nasıl bir abur cubur cektiyse canım gözüm dönmüş vaziyette (iyi ki çekmiş nedenini yazıcam) Neyse derste yedim hepsini bir güzel ama tatlı,tuzlu hepsi karıştı bir güzel. Kurstan çıktık arkadaşa dıyorum canım lahmacun istiyor diye. Yuh dedi az önce tonlarca şey yedin. Yok dedim istiyorum .
Eve gidene kadar yesem mi yemesem mi modundayım. Eve yaklaştım yaklaşıcam giriverdim bizim 30 senelik pidecimize,çek dedim 2 tane acılı lahmaç.Demez olaydım.. Eve geldim birini zar zor yedim diğerini kaldırdım dolaba.(Allahtan abur cubur tıkadı benı ıkısını yeseydım komaya gırecekmısım) Yedim ama pişman modundayım onca abur cubur üstüne. Gece saat 3 , bir sıcak bastı önce Allahım dedim kusacak gibiyim. Ve aynen istifra ettim. Ama olayın farkında değilim hala abur cubur çok karıştırdım diyorum kendıme.
Yatağıma yattım bir titreme geldi ki az önce sıcak basan vatan evladı ben değilim..Sonra uyumuşum,tekrar bir sıcak basması ve tekrar istifra ..Bu sefer diyorum içimde kalanlar çıktı oh ne güzel. Tekrar yattım yine üşüme yine uyku yine istifra..Dedim noluyoruz hayırdır inşallah.Tekrar uyku,üşüme,sıcak,istifra. Ardından yine..yine.. Buarada evde kimse yok. Sabah 8 oldu aradım annemleri gelin ben kötüyüm diye. 9 gibi acildeydik.Ateşim yükseldi.Serum bağlandı hemen bikaç saat kaldım acil serviste. Eve geldim yine aynıyım. Bütün gün uyudum.Birkaç defa daha istifra ettim yemeklerden sonra .Yemek dediğime bakmayın kuru ekmek,yogurt veya yagsız pirinçli yoğurt çorbası o da iki kaşık.
Ne olduğumu şaşırdım resmen. Bugun daha iyiyim ,yemek yemeye korkuyorum gerçi içim almıyor öyle gözüm korktu ki ömrümce yemek yemeden durabilirim. Fare zehirimiydi bozuk et miydi bilmiyorum ama 30 senedir semtimizde yer edinmiş bir pidecinin hışmına uğradım resmen. Bir daha asla dışarıda kıyma,tavuk,et vs yemem. Bence sizler de yerken yüz kere düşünün. Babam çok katıdır bu konuda dışarıdan asla yemez ,dondurmanın bile sadesini tercih eder. Resmen organik yaşar. Eve giren herşey doğaldır katıksızdır,en iyisi alınır bu sebeple. Hep kızardık babama felaket tellalısın dıye .Tavuk yemeyin dışarda zehırlenırsınız ,kıyma yemeyın et tercih edin ,siz bilmiyorsunuz neler koyuyorlar içine der dururdu. Acilde yatarken '' babam haklıymıs yaa'' diye kendı kendıme kızdım.
İnsanın başına gelmeden anlamıyor gerçekten. Sadece ıstıfra olsa yıne ıyı.Bunun ateşi var, titremesi ,üşümesi,vücudunun her cm inin ezilmiş hissiyle acıması ,halsizliği,baş ağrısı vs resmen yataktan kalkamıyorsunuz. Diyeceğim odur ki Allah düşmanıma vermesin. Ben bukadar ağır atlatmamı fare zehirine bağlasam da ağır bir vakadan geçtim. Verilmiş sadakamız varmış..
ps: Dün herzaman yaptıgım gibi sadaka vermiştim epeyce ilerlediğim dilenci kadına geri dönerek.Belki de o korudu kımbılır
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


